TR

Mecra Arastirmaları IV

29.06.2020

Gönüllü karantina döneminin sonuna yaklaştıkça bir şeyin noksanlığı giderek daha fazla ön plana çıkmaya başlıyor. Diğer toplumsal olaylarda karşımıza bir kütle olarak yığılan, bir bellek ve kitlesel bir duruş oluşturan, Ricoeur’un sözleriyle “namevcudun mevcudiyeti”ni yaratan ikon fotoğraflar bu sefer ortalıkta yok.

Okumak için buraya tıklayınız.

TR

Olaf Otto Becker ile Bir Söylesi

29.05.2020

Olaf Otto Becker, sosyal ve politik duruşunu estetik kararlarıyla harmanlayarak uzun soluklu projeler üreten, 1959 doğumlu Alman bir fotoğrafçı. Görsel iletişim ve siyaset bilimi eğitimleri alan fotoğrafçının estetik algısı ise gençliğinde uzun yıllar boyunca sürdürdüğü resim disiplininden hayli etkilenmiş görünüyor. Söyleşide de okuyabileceğiniz gibi “İmajları kanvasta bulamadığını” söyleyen sanatçı, zamanla var olanı yorumlayacağı bir disiplin olan fotoğrafa yoğunlaşmaya karar veriyor.

Okumak için buraya tıklayınız.

TR

Basımızda Taslar

24.01.2020

Aylardır üzerine düşündüğümüz ve çalıştığımız bu konuda bahsetmek istediğim ne kadar çok sorun, kısır döngü ve çelişki olduğunu düşündükçe dehşete kapılıyorum. Toplu olarak ceremesini çektiğimiz sosyokültürel sıkıntıların yanı sıra, kişisel olarak çektiğim mikro ölçekteki sorunları da bu konudan ayrı düşünemiyorum.

Okumak için buraya tıklayınız.

TR

Boomoon ve Suyun Gücü Üzerine

12.04.2019

Bu durum Türkçede genellikle doğa fotoğrafı olarak algılanan peyzaj fotoğrafçılığının [landscape photography] yalnızca doğayla alakalı değil, “bakış” ya da “bellek” ile de ilişkili olduğunun altını çiziyor.

Okumak için buraya tıklayınız.

TR

Hatırlama Mekanizmaları I: Kıymık

22.01.2018

Benim için kıymık bireysel olanı, başkalarına gösterilmesi durumunda etkisini kaybedecek olanı; etkisini kaybetmesi korkusundan ötürü de ekstradan önem atfedileni; kimi zaman bu ekstranın altında ezilen ama yine de vurgulananı ifade ediyor. Kökü kıymaktan gelen bir sözcüğe kıyılması da kolay değil doğrusu.

Okumak için buraya tıklayınız. 

TR

Silva Bingaz'a Açık Mektup

03.06.2016

Bu noktada, durup toplumsal cinsiyet rollerinden; iki cinsin birbirine karşı giriştiği iktidar ilişkisinden; yani her birimizin kendine farklı bir noktada yer bulmaya çalıştığı erillik/doğurganlık arasındaki çizgiden yola çıktığını betimlediğin çalışmalarını düşünüyorum. Bunun ipuçlarını çalışmalarında görsem de; baktıkça fark ediyorum ki çıkış noktam yanlış: bunun oluşundan ziyade olmadığı görseller daha çok anlatıyor cinsiyet rollerini.

Okumak için buraya tıklayınız.

TR

Bir Melek Olma Çabası ile

11.04.2014

Bir zaman makinem olsaydı, sadece 2 gün öncesini bile "ne güzel günlerdi" diyerek yad eden nostalji sever aklım beni fotoğraf tarihimde (evet, tarihimde; zira başkasının hikayesi beni vurduğu anda benim olmaya başlamaz mı?) birkaç ana götürür, ya da birkaç an yaratırdı mutlak. 

Okumak için buraya tıklayınız.

TR

Kendime Sormaya Çekindigim Sorular

21.06.2020

Yapabileceğinin en iyisi bu mu? · Yapabileceğin en iyi şey bu mu? · Mutlu musun? · Yeterli misin? · 'Yeterince' nedir? · Yeterli olmaya neden takıntılısın? · Yeterli olmak daha kötü değil mi?

Okumak için buraya tıklayınız.

TR

"Madem ki seyler ve vücudum aynı kumastan yapılmıstır."

13.04.2020

Karşımdakiler sürekli içinde bulunduğu, ancak bir yandan da korktuğu şeye dönüşmeye başlamış gerçek insanlar mı? Hâlâ böyle bir ayrımdan söz edebileceğimiz bir noktada mıyız? Bilmiyorum. “Sadece bir dağ diğer dağın içini bilebilir.” Ben dağ değilim.

Okumak için buraya tıklayınız.

TR

Hatırlama atılmıs bir elbisedir.

22.11.2019

Resimlerin çoğunlukla çocuklukla özdeşleşmesi yalnızca figürlerin genellikle çocuk olması değil, ayrıca çocuk zihninin nesneleri daha farklı biçimde ele almasıyla ilgili. Cinsellik, şiddet, tekinsizlik gibi hisler bir çocuğun yeni öğrendiği, yetişkinin tahayyülünden çok daha ilkel, hatta patavatsız bir şekilde resmediliyor.

Okumak için buraya tıklayınız.

TR

Editörlük Askı Öldürür mü?

05.04.2019

Orta Format editörlerinden yayıncılık, rutin, üretim sıkıntısı ve devamlılık yöntemleri üzerine bir serzeniş.

Dinlemek için buraya tıklayınız.

TR

Görkem Ergün'e Açık Mektup

06.04.2017

Güzel Orhan Cem Çetin'in fotoğraf tanımını ödünç almak gerekirse; fotoğraf, "Bir şey, bir zamanlar, belli bir açıdan bakıldığında, bir süreliğine, tıpa tıp böyle görülmüştür."ün kanıtı diyebiliriz. Bu tanım ilk anda tamı tamına doğru görünürken aklıma gayri ihtiyari olarak zamanında müttefik olunan isimlerle aranın bozulması durumunda, kişinin fotoğraftan silindiği propaganda görselleri geliyor

Okumak için buraya tıklayınız.

TR

Gözde Türkkan'a Açık Mektup

08.01.2015

Nietzsche'nin delirme hikayesini bilir misin? Rivayete göre, normal bir günde sıradan bir iş için evinden çıkan Nietzsche, bir arabacının şiddetle atını dövdüğünü görür. Dayanamayıp kendini atın üstüne atar ve ağlamaya başlar. Komşuları krizdeki Nietzsche'yi evine götürdüklerinde tekrarlayıp durduğu tek bir cümle vardır: "Tanrım, ben ne yaptım?"

Okumak için buraya tıklayınız.

TR

Mecra Arastırmaları III

15.06.2020

Fiziksel ortamda sergilenmek için üretilmişken bir anda dijital ortama taşınan sergiler, geniş açı nedeniyle perspektifi bozulmuş üç boyutlu mekânlar, sanatçıların çalışmalarını alfabetik sıralı slideshow’a çeviren galeriler bu konuda alınacak daha çok yolumuz olduğunu da gösteriyor.

Okumak için buraya tıklayınız.

TR

Michael Kenna ile Bir Söylesi

26.03.2020

Bu söyleşi için bir giriş metni yazmaya başladığımda, uzun süre boyunca “Michael Kenna, 1953 doğumlu İngiliz bir fotoğrafçı.” cümlesinden öteye gidemedim. Bunun nedeni Kenna’nın fotoğraflarının sessiz ve minimal kurgulanan, bu sayede de seyirciyi kendi anlamlarını yüklemeye davet eden yapısı. Bu bilinçli açıklığa daha ilk andan kendi anlamımı doluşturup bir aktör haline gelmeyi pek istemiyorum.

Okumak için buraya tıklayınız.

TR

F: Fotokopi Yayın Projesi

11.10.2019

F: Fotokopi Yayın Projesi, farklı disiplinlerde üreten 26 sanatçının fotokopi makinesinin sınırlı imkânları dahilinde, yalnızca A5, A4 ve A3 boyutları içerisinde kalarak “özgünlük, kopyalama, çoğaltım, dağıtım ve format” gibi kavramları sorguladıkları bir proje olarak doğdu.

Okumak için buraya tıklayınız.

TR

Kitapların Cüssesi: BAS Koleksiyonu

24.02.2019

Mekânın tam ortasında yer alan giriş kapısı, size iki yol seçeneği sunuyor. Biri zeminin devamlılığını sağlayan ve sağa doğru giden beyaz kısım, diğeri ise solda ani ve eğik bir çizgiyle kırılan ve zemini yeşile döndüren bölüm. İki tarafa da atılan bakışın neticesinde, kitaplara ayrılan bölümün sol taraf olduğu anlaşılıyor. 

Okumak için buraya tıklayınız. 

TR

Olaylar, Olanlar, Kalanlar

28.09.2016

Fotoğraf kitabı ("okuma" sözcüğünün kitapla bütünleşmesinden olsa gerek) yan sekmelerden yahut tanıdık görme ihtimalinden uzak bir alanda, sanatçının zihnine konsantre olabilme, eseri elde tutulabilme, bire bir ilişkiye girebilme gibi sosyal özellikleriyle seyirciye rahat bir alan sağlıyor.

Okumak için buraya tıklayınız.

TR

Cemil Batur Gökçeer'e Açık Mektup

25.06.2014

Ve ben de seninle beraber fark etmişim: "Cin peşinde gitmek öyle yumuşak, tatlı bir serüven değil. Aşk denilen şeyin belki de en ürkütücüsü.". "Aşk" sözcüğünü buraya nasıl yakıştırdın bilmiyorum, aklıma gelen tek şey: Böyle "aşk"a lanet olsun.

Okumak için buraya tıklayınız.